|
Avrupa'da Kamping |
||||
|
[7]
Sabahleyin
Tesco’da çok kuvvetli bir kahvaltı yaptık. Market sabah 06:00
‘da açıktı. Bu kez hazırlıklı olduğumuzdan uyku tulumları
ile uyuduk. İnsanlar yavaş yavaş alışverişe geliyorlardı. Belki
gerekli olabilir düşüncesi ile Tesco tesislerine nasıl gidildiğini
yazmak istiyorum. Tabor - Prag E 55 yolunu, dış otoban yolunu
takip ederek E 55 ‘in uzantısı yolu şehir dışına çıkana
kadar takip edeceksiniz. Şehir dışında on katlı kadar, epeyce
fazla sayıdaki sosyal konutları gördüğünüzde benzin
istasyonunu geçer geçmez sağ tarafa döneceksiniz. Hemen
ileride Tesco tesislerini göreceksiniz. Gece
çok sakin geçti. Polis zaman zaman market çevresini dolandı.
Bizim gibi turist araçlarının yanından bile geçmediler.
Turistleri rahatsız etmek istemiyorlar. Sabah uyandığımda eşim,
yanımızdaki çimenlerde gece tavşanların oynadığını söyledi. İnternet aracılığı ile öğrendiğim Siesta Camp‘tayız. Kampingin kalitesi mükemmel. Elektrik ve sıcak sudan ücret almıyorlar.
Siesta
Camp
Kampingin
esas ismi Siesta Hostel idi. Genelde Avrupa'da kampinglerin
pansiyon kısımları da oluyor. Bizim bu kampingde de pansiyon
olarak kalmanız mümkün. Arzu edenler fiyatları internet aracılığı
ile öğrenebilir.
Kampingin
yerini bulmak biraz zor. Bir kere Prag’ın 9. bölümüne
gideceksiniz. Ceskomoravska caddesinden Podebradska semtini
bulacaksınız. Günlük ödediğimiz ücret; üç kişi, bir araç
ve çadır için 290 Kron. Bu da aşağı yukarı üç kişi için
günlük 15 DEM yapıyor. Eğer Prag’a geziye gelirseniz burayı
tavsiye ederiz. Neden mi? Bu kampinge gelirken internet aracılığı
ile adresini öğrendiğimiz diğer bir kampinge uğradık. Bu
kampingde aynı şartlarda ve hem de elektrik ve sıcak su ücrete
tabi olmasına rağmen günde 760 Kron ödüyorsunuz! Dikkatinizi
çekmek isterim. Frymburk'taki kampingde her şey para idi. İki
dakika damlayan suya 10 Kron ödemek zorunda kalıyorduk. Ayrıca
ayrılırken, hesapta olmayan kişi başına 10 Kronluk Turizm
Vergisi de aldılar. Çadırımızı
kurduk. Kızımla beraber üç dakikada kuruyoruz. Bu konuda iyi
anlaşıyoruz. Sıcak bir duş alarak kampingden tahminen 500
metre uzaktaki merkez olan Vysocanska metro istasyonuna gittik.
Bir haftalık turist abonman bileti aldık. Bir kişi için 250
Kron olan bu kart ile tüm araçlara ücretsiz binebilirsiniz. Kamping
arama işlemlerini bilhassa sabah yapın. Sabahleyin sinirler yıpranmamış
oluyor. Karşılıklı birbirinizi anlıyorsunuz. İlk yapılan işlerin
başında para bozdurmak geliyor. Haftalık abonman biletleri
parası Budejovice‘den kalmıştı. Metro ile Prag'a indik ama
para bozdurmak ne mümkün. Döviz bürolarının hepsi ama hepsi
üç kağıtçı ve sahtekar. Döviz bürosunun camında döviz alış
ve satış fiyatları yazıyor. Paranızı bozdurmak istediğinizde
üç misli fiyata satıyorlar. Camekandaki fiyatları gösterdiğinizde
sırıtıyorlar. Japonlar bunları böyle alıştırmış. Onlarda
çok para var, adamlar konuşmadan bozdur gitsin diyorlar. Parayı
bozan büroya itimat ediyorlar. Prag'da öyle kerizler var ki
bizim gibi düzenli para harcayanların, para bozdurmak için çok
ama çok döviz bürosu dolaşması lazım. Siz
burayı Opera'nın merkezi bilirsiniz değil mi? Ama yazın bu sıcağında
kapalı daracık alanlarda opera izlemekten zevk alır mısınız?
Yolda iki adımda bir, iki saat bilemedin üç saat sonra başlayacak
operanın ilanlarını elinize tutuşturuyorlar. Bir konserin
verileceği oteli gezdim. Evet otelin konferans salonu idi. W. A.
Mozart'ın, Die Zauberflöte (sihirli flüt) operasını bu
mekanda izliyorsunuz. Çadır tiyatrosu gibi bir şey. Diğer bir
mekanda da G.Verdi'nin, La Traviata Operasını aynı düzlemde
izleme durumundasınız. Biz de hava alanlarında ve limanlarda
turistler geldiği zaman "Kılıç - Kalkan" gösterileri
yaparsak, Çek'ler de çadır tiyatroları ile opera severleri
avlarlar. Kim gitmişse ve de fevkalade diyorsa inanmayın. Çek'ler
çok çabuk dejenere olmuşlar. Ben La Traviata'yı Taksim Kültür
Merkezi’nde izledim. Bizimkilerin ellerine su dökemezler. Herkes
gibi Prag gezisine Karlov caddesinden başlıyoruz. Her milletten
yüzlerce insan bir bayrak veya bir şemsiye işaretinin arkasından
gruplar halinde gidiyorlar. Turistlerin en çok dikkatlerine aldıkları
yer, Karlov köprüsü ve çevresi. Köprü yolunun sağ ve
solunda, kararmış dini motifli heykeller bulunuyor. Köprü yolu
boyunca yağlı boya, sulu boya ve kuru boya ile yapılmış,
Prag‘ı tanıtıcı resimleri sokak ressamları satıyor.
Fiyatları resmin yanına iliştirilmiş. Bir sulu boya resim için
ressam ile pazarlık yapmaya çalıştım. Çok uğraştım ama
fiyatı indiremedim, herhalde pazarlık bilmiyorlar. Yine köprü
üstünde nefesli sazlar topluluğu, açık hava konseri veriyor.
Sağ olsun Japonlar bizim yerimize de para dağıtıyorlar. Bu
arada iki kişilik körler topluluğu da sanatlarını icra
ediyorlar. Koca çanak bir anda Kron ile doluyor. İnsanlar
birbirlerine sonsuz saygı gösteriyorlar ve devamlı güleç yüzlüler.
Gruplar ip gibi yollarına devam ediyor. Köprü üstü o kadar
kalabalık ki fotoğraf çekmeniz neredeyse imkansız. Ama yine de
bir şekilde çekiyorsunuz. Grupların vakti olmadığından, köprüde
fotoğraf çekmek istemelerine rağmen mümkün olmuyor. Grup başı
hemen uyarıyor. Bizim gibi serbest kişiler ise gezinin tadına
varıyorlar. Çevrede
dilenciye rastlamak mümkün değil. Metro, tramvay ve otobüste gördüğüm
bazı hırpani kılıklı Çek'leri turistik mekanlarda görmek
imkansız. Her halde polis tertibat alıyor. Sanki Prag boşaltılarak
ikinci sahipleri turistlere terk edilmiş gibi. Prag; sahnede
turistlerin olduğu bir çadır tiyatrosu. Prag'a
gelenlere, radyolarından FM 104.5 ile FM 97.2 kanallarını
dinlemelerini tavsiye ederiz. Şu an FM 97.2 de tekno müziğe
uyum sağlamış nefis Türk müziği çalıyor. Hayret ettim. Prag'da
ulaşımın rahatlığı ve kolaylığı inanılır gibi değil!
Koskocaman şehirde yorulmadan en kısa sürede evinize veya işinize
gidebiliyorsunuz. İnsanın bir dakikası bile boşa gitmiyor. Bu
tür ulaşım ağı içinde olmanız size mutluluk veriyor. Eşim,
buraya gelmenin kristal almak için bir sebep olduğunu belirtiyor
ve dolaşmalarımız boyunca kristal eşya satan dükkanlara
giriyoruz. Aman ne yüksek fiyatlar! Neye göre yüksek fiyat, ben
kavrayamıyorum. Elbet hanımın bildiği bir şey vardır. Basit
bir iki kristal kadeh, burada çalışan bir Çek'in aylık maaşının
yarısı kadar. Birkaç yer gezdikten sonra eşim kristal eşya
almaktan vazgeçti. Stare
Mesto semtinde bulunan Kodva süpermarketini gezdikten sonra, çıkışta
Hotel Mejstrik'in bahçe kısmında oturduk. Kızım, Ledovakava,
biz de birer bira içerek yorgunluk giderdik. İçtiğimiz
Budweiser markalı bira içilmeye değerdi. Yorgunlukta çok güzel
damak tadı veriyor. Herhalde Almanya'dan ithaldir. Yan masamızda
üç Çek bayan siparişlerini vererek sohbete koyuldular. Devamlı
esprili konuşmaları ve bol bol gülmeleri dikkatimizi çekti.
Daha sonra iki veya üç Çek bayanın yan yana gelince devamlı
neşeli ve kahkaha atarken gördüğümüzü söyleyebilirim. Bir
tespit.
Şehirde kitapçı dükkanları çok olmamakla birlikte, metrolarda bol bol gazete okuyorlar. Vaclavske Namesti‘ye geldiğinizde çok uzun ve çok geniş bir cadde ile karşılaşıyorsunuz. Bu caddede Çekoslavak Cumhuriyeti’ni kuran Aziz Wenceslas'ın atının üstünde ihtişamlı, dökme demirden yapılmış heykeli bulunuyor. Gençler heykel çevresindeki parklarda sohbet ediyorlar. 1968 kuşağından olan üniversite öğrencisi Jan Palach; 1969 yılında, Wenceslas'ın heykelinin biraz altındaki alanda kendini yaktığı yerde, parkın kenarında devamlı çiçek bulunan bir haç ile hatırlanıyor.
Komünizmin
çöküşü ile, her yer kocaman reklam panoları, Wenceslas
caddesi de batı tüketiciliğinin simgeleri ile kuşatılmış.
Bu caddede batı
versiyonu yeşil saçlı gençler, burnu ve kaşı halkalı kız
ve erkek grupları görmek mümkün. Biraz
yorgunluk gidermek için açık veya kapalı bir cafeye girerseniz
yandınız demektir. Bekleyin ki garson gelsin. Çok beklersiniz.
Dürtseniz bile umurlarında değil. Servis o kadar yavaş işliyor
ki sıkılıp başka cafeye gidiyorsunuz. Orada da bekliyorsunuz
ve en sonunda düzene teslim oluyorsunuz. Herhalde eski düzenin
alışkanlıkları devam ediyor. Garsonlar ekstra bir şeyler
yaparak bahşiş almayı düşünmüyorlar. Prag
şehrinde bulunan heykellerin tümü
paslanmış veya simsiyah durumda. İlgi duyduğunuz
heykeller hiç bir derinlik vermiyor. Charles köprüsünde
bulunan kapkara heykeller fotoğraf çekerken ikinci planda kalmayı
hak ediyorlar.
Charles Köprüsü ve heykelleri Stare
Mesto’daki meydan, turistler için dinlenme ve sohbet etme
yeridir ve günün her saatinde çok kalabalıktır. Burada saat
kulesi de bulunuyor. Saat başı olduğunda bu saat kadranının
altında bulunan iki pencere açılarak sırayla her iki
pencereden 12 havari çıkıyor. Bu havariler dönüp sırasını
başka bir havariye vererek kayboluyorlar. Bu arada saat kulesi çıkıntısı
üzerinde bulunan, biri iskelet olmak üzere dört simge,
ellerinde bulunan çalgıları armonik olarak çalıyorlar. Hiçbir
özelliği olmayan bu sistem çok basit ve gülünç. Neden gülünç?
Çevresine yüzlerce insanı topladığından. Saat başlarında bütün
turistler saat kulesi çevresine toplanıyor, olayı izlemeye veya
çözmeye çalışıyorlar. Çekler de dalga geçtikleri
turistlere bıyık altından gülüyorlar. Buralara kadar gelince, bir çok ünlü markanın satıldığı giyim ve kuşam mağazalarını gezmek isteyeceksiniz. Mağazaların albenisi, sizleri mağazaya çekecektir. Fakat alış veriş yapmayacaksınız. Hangi marka olursa olsun, malların kalitesiz ve çok pahalı olduğunu göreceksiniz. Ama çok ucuza satın alabileceğiniz kristal ve giyim malları satan Prazska Trznice’ye gitmenizi öneririm. Buraya 3 numaralı tramvay ile gidebilirsiniz. Alışverişte karlı çıkacaksınız.
Prag
Kalesi'nin uzaktan görünümü Turistlerin gittiği ve bizim de gezdiğimiz Hradcany ve Prag Kalesi görülmeye değer. Şehir merkezinden Kraliyet Sarayı müthiş bir görüntü veriyor. Kraliyet Sarayı’nın yüksek duvarları arasında Vitus Katedrali herkesin ilgisini çekiyor. Vitus Katedrali’nde, kraliyet ailesinin mücevherleri sergileniyor. Sergilenen bu mücevherlerin taklit olduğunu söylüyorlar. Kraliyet Sarayı’nın bahçesinin bir yerinde Çek sanatçılarının yağlı boya resimlerinin sergilendiği mekan, kapalı olmasına rağmen camlar arkasından resimleri tetkik ettik.
St.
Vitus Katedrali Şarküteri
ve süpermarketler çok pahalı olmasına rağmen bol bol meyve,
et ve tavuk yemeği ihmal etmeyin. Bilhassa nefis pişirilen
tavukları tavsiye ederim.
Diğer yazılarımızdan ve gelişmelerden haberdar olmak istiyorsanız lütfen TIKLAYIN Düşüncelerinizi, önerilerinizi, isteklerinizi, bilgi ve görüşlerinizi bizimle paylaşmak istiyorsanız lütfen TIKLAYIN
|
© 2002
www.1de1.com